• Tanımı: Bir yazarın başından geçen ya da tanık olduğu olay ve olguları bilgilerine, gözlemlerine dayanarak anlattığı yazı türüne hatırat (anı) denir.
  • Özellikleri:

    a) içten bir anlatımı vardır.

    b) Yaşanmakta olanı değil, yaşanmış olanı konu alır.

    c) 1. tekil kişi anlatıma sahiptir.

    d) Olaylar bellekte kaldığı biçimiyle aktarılır.

    e) İlgi çekici yazılardır.

    f) Tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkı yapar.

    g) Yazıldığı dönemin diline uygunluk gösterir.

    h) geçmiş zaman kipleri kullanılır.

HATIRATIN (ANI) KESİŞTİĞİ DİĞER YAZI TÜRLERİ

  • Anı türünün kesiştiği başka yazı türleri de vardır. Bunlar:
  • GÜNLÜK
  • OTOBİYOGRAFİ (ÖZ YAŞAM ÖYKÜSÜ)
  • GEZİ YAZISI

ANI TÜRÜNÜN KESİŞTİĞİ YAZI TÜRLERİNDEN FARKLILIKLARI

  • Günlük türü yazılar, günü gününe yazılır. Anı ise geçmişe dönüktür.
  • Öz yaşam öyküsü de anıya yakın görünür. Fakat öz yaşam öyküsü yazarının çıkış noktası tümüyle kendi yaşamıdır.
  • Anı, gezi yazılarıyla da zaman zaman kesişebilir. Gezi yazarı sonradan kaleme aldığı gezme sürecini yazarken anılarına döner ; ancak dikkati daha çok gezdiği çevreye yöneliktir.

EDEBİYATIMIZDA ANI TÜRÜNÜN İLK ÖRNEKLERİ

  • İslamiyet öncesi dönemde yazılan ”GÖKTÜRK YAZITLARI” ilk anı örneğidir.
  • Babür Şah’ın ”BABÜRNAME” adlı eseri anı türünün ilk önemli örneklerindendir.
  • Ebûl Gazi Bahadır Han’ın 17. yüzyılda yazdığı ”ŞECERE-İ TÜRK” adlı eseri de anı türündedir.
  • Tanzimât yıllarında yazılmış ilk anı Âkif Paşa’nın ”TABSIRA” adlı eseridir.
  • Ziya Paşa’nın ”DEFTER-İ ÂMAL”
  • Namık Kemal’in ”MAGOSA HATIRALARI”
  • Ahmet Mithat Efendi’nin ”MENFA”
  • Muallim Naci’nin ”ÖMER’İN ÇOCUKLUĞU”

    adlı eserleri edebiyatımızda yazılmış ilk anı örneklerindendir.

ANILARINI YAZMIŞ YAZARLARIMIZDAN BAZILARI

  • Ahmet Rasim: Eşkal-i Zaman, Falaka
  • Halit Ziya Uşaklıgil: Kırk Yıl, Saray ve Ötesi
  • Hüseyin Cahit Yalçın: Edebi Hatıralar
  • Ruşen Eşref Ünaydın: Atatürk’ü Özleyiş
  • Falih Rıfkı Atay: Çankaya
  • Y. Kadri Karaosmanoğlu: Gençlik ve Edebiyat Hatıraları
  • Y. Kemal Beyatlı: Çocukluğum, gençliğim, siyasi ve Edebi Hatıralarım
  • A. Hamdi Tanpınar: Kerkük Anıları

”ÇANKAYA’DAN” F. R. ATAY
GİRİŞ

Atatürk, halkı yeni yazıya alıştırmak için meşhur seyahatine çıktı. Gezici alfabe hocalığı yapıyordu. Hiç okuma yazma bilmeyenlerin, kolayca öğreniverdikleri bu yazıya ısınmaları doğaldı. Alfabedeki tire ve bazı işaretlerin güçlük uyandırdığını gördüğü için hepsini kaldırmıştı.

GELİŞME BÖLÜMÜ

Biz İstanbul gazetelerinde her gün yeni yazı örnekleri hazırlıyorduk. Açıkça muhalefet yoksa da muhafazakâr çevreler bu değişikliğin karşısında idiler. Bir gün öncesinde Osmanlı kütüphanesinin yoksulluğundan şikayet edenler şimdi geçmiş hazinesinin yok olacağından şikayet ediyorlardı.

GELİŞME

Bütün zorluk bizim nesil içindi. Eski yazıya alışmıştık. Her kelime bizim için bir resimdi ve onu heceleyerek değil, görerek okuyorduk. Alışmak zordu, nitekim tüm toplumda okur yazarların oranı on kadardı.

İlk iş, yeni yazı ile okuyup yazma bilenlerin sayısını, hemen, eski yazı ile okuyup yazma bilenlerin sayısı üstüne çıkarmak, yeni yazı ammesini yaratmaktı. Millet mektepleri fikri bundan doğdu.

GELİŞME

Zavallı Necati, millet mekteplerini açacağı sırada öldü. Hastalığından bir gün önce Çankaya’da beraberdik. Atatürk ve arkadaşları neşe içinde idik. Çankaya durgun havaya gelmezdi. Rüzgar sesi duyulmalı, kuşlar uçuşmalı idiler. Sonsuz enginlere doğru bembeyaz ümit ve hayal yelkenlerini açan Türkiye’nin yürüdüğünü böyle hissederdik. Miskinler tekkesinde neler konuşulduğunu düşünmezdik. Türk kafasını ve vicdanını ortaçağ karanlığından yeni zamanlar aydınlığına ulaştırmak için çırpınan bir kahramanın yoldaşları idik.

SONUÇ

O kadar sevinen Necati, Lâtin harfi ile imza atmayı henüz meşk ediyordu. Maarif vekili millet mekteplerinin ilk talebesi olacaktı. Hastalık son aşamasına gelmişti. Ertesi gün ateşler içinde yattı, millet mekteplerini sayıklayarak öldü. Atatürk’ün ilk defa hıçkırıklarla ağladığını bu ölüm akşamı görmüştüm. ”Ne evlattı o…” diye hayıflanıyordu.

AÇIKLAMALAR

  • Çankaya adlı eserden alınan metinde harf devrimine ilişkin anılar yer almıştır. Falih Rıfkı Atay’ın anılarında Atatürk ve devrimleri önemli yer tutar. Yazar kalemiyle bu devrimlerin savunucusu olmuştur. Toplumsal ve güncel konularda yazarak fikir ve siyaset hayatımıza yön vermiş, anılarıyla geleceğe ışık tutmuştur.

METİN ÜZERİNDE ÇALIŞMALAR

1.Atatürk’ün yeni yazıya gereksinme duymasının sebepleri nelerdir ?

2.Osmanlı kütüphanesinin yoksulluğundan söz edenler kimlerdir ? Daha sonra ondan niçin ”hazine” diye söz ediyorlar ?

3.O dönemde okuma yazma oranının düşük olma nedenleri neler olabilir ?

4.Bu metinde anı türüne ilişkin görebildiğiniz özellikler nelerdir ?

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir