Tabiatüstü özellikler gösteren kahramanların hayatlarının ve olayların anlatıldığı hikayelere “efsane” denir. Hayal gücünün ürünü olarak ortaya çıkan efsaneler için dilimizde değişik isimler kullanılmıştır.

Arapçadan geçen “usture” ; Farsçadan geçen “fesane“, “efsane”; Yunancadan geçen “mit“, “mitos” sözcükleri bu hikayelere ad olarak verilmiştir. Bugün, ilk devirlerden zamanımıza kadar ortaya çıkmış efsaneleri araştıran disiplin veya bilim dalına “esatir” veya “mitoloji” denmektedir.

Eski dönemlerde tabiat olaylarının nedenlerini bilmeyen insanlar bu olayları açıklama gereği hissetmiştir. İnsanın nereden gelip nereye gittiği, yıldızların hareketleri denizin yükselmesi, şimşeklerin çakması, gök gürültüsü, yağmurun yağması gibi pek çok olayı insanlar kendilerine göre yorumlamaya çalışmışlardır. Ayrıca hayvan, bitki, toprak, orman, dağ, ateş, maden gibi canlı cansız varlıkların nasıl meydana geldiği merak edilmiş, bu merak giderilmek istenmiştir.

Bu süreç; insanların kendi ruhlarını, anlayışlarını, düşünce biçimlerini, yaşam tarzlarını dış dünyaya ve kendileri dışındaki varlıklara yansıtmalarından ibaret olan düşünce tarzını doğurmuştur. İnsanlar bu düşünce tarzının bir sonucu olarak “Tanrı, ruh, melek, kıyamet, cin, peri, gök, yer, dağ, su, yağmur” gibi üstün saydıkları ve önem verdikleri maddi-manevi kavramlar hakkında onları kişileştirme ve konuşturma yoluyla birtakım hikayeler üretmişlerdir.

Efsane özelliği kazanan bu hikayeler, toplumların ortak malı olmuştur. Onların inançlarını yansıtmaktadır ve sözlü şekilde nesilden nesle aktarılmıştır.

Ancak semavi dinlerin gelmesi ve yayılması, bilimin ilerlemesi, ekonominin gelişmesi, ticaretin yaygınlaşması, coğrafi keşifler gibi dünyayı değiştirici ve dönüştürücü süreçler sonunda insanlar merak ettikleri pek çok sorunun cevabını bulmuşlardır. Bu bağlamda efsanelerde de değişiklikler olmuştur.

Bu süreçlerden sonra efsaneler artık az da olsa tarihi gerçeklerden beslenmeye başlamış ve yazılı hale gelmiştir. Hatta efsaneler, ideal insan ve ideal toplum tipini örneklendiren hikayelere dönüşmüştür. Özellikle sevilen toplum önderleri, din adamları etrafında hep iyiliği yücelten ve o insanın faziletlerini anlatan hikayeler ortaya çıkmaya başlamıştır. “Menkabe (menkıbe)” de denen bu efsaneler yazılı olarak günümüze kadar ulaşmıştır.

Efsane Türleri

Efsaneler günümüzde konularına göre de dört grupta toplanmaktadır:

– Dünyanın yaradılışını, tabiat varlıklarının meydana gelişini, kıyamet günlerini anlatan yaratılış efsaneleri.

– Tarihi efsaneler.

– Olağanüstü kişiler, varlıklar ve güçleri konu alan efsaneler.

– Dini efsaneler.

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir