YER’İN ŞEKLİ VE BOYUTLARI

basliksiz-1

Dünya, genel olarak küresel bir şekle sahip olmakla beraber tam bir küre değildir. Dünya’nın ekvatordan şişkin, kutuplardan basık olan kendine özgü şekline geoid adı verilir. Dünya’nın bu geoid şekli alması, yer kabuğunun katılaşmadığı dönemlerde ekseni etrafındaki hareketinin sonucudur.

Dünya’nın geoid şeklinde olmasının başlıca kanıtlan şunlardır:
• Kutupların çevresinin (40.009 km) ekvatorun çevresinden daha kısa olması (40.076 km)
• Kutuplar yarıçapının (6357 km) ekvator yarıçapından daha kısa olması (6378 km)
• Yer çekiminin ekvatordan kutuplara doğru artması

yerin_boyutlari

Yerküre genel anlamda küresel bir şekle sahiptir. Yerküre’nin küresel şeklinden kaynaklanan başlıca sonuçlar şunlardır:

1- Paralellerin daire şeklinde olması ve çevre uzunluklarının kutuplara doğru daralması: Paraleller yeryüzünden belirli aralıklarla geçtikleri kabul edilen çizgilerdir. Paraleller küresel olan Dünya yüzeyine bağımlı olarak çizildikleri için daire şeklinde olmuşlardır. Aynı zamanda aralarında belirli mesafenin olmasından dolayı da çevre uzunlukları kutuplara doğru daralır.

2- Meridyenlerin yanın daire şeklinde olması ve aralarındaki uzaklığın kutuplara gidildikçe azalması: Meridyenler de, paraleller gibi, Dünya’nın küresel yüzeyi üzerinden geçtiği kabul edilen çizimlerdir. Meridyenlerin yarım daire yayları olmaları, üzerinden geçtikleri Dünya yüzeyinin küresel şekilde olmasından kaynaklanır.

3- Kutup Yıldızı’nın farklı görüş açılarıyla izlenebilmesi: Kutup yıldızı Kuzey Yarımkürede başuçta (tepe noktasında) görülebilen bir gök cismidir. Yeryüzünde bu yıldız sadece Kuzey Yanmküre’den görülebilir. Kutup Yıldızı’nın görünüm açısı aynı zamanda bulunulan enlemin derecesine eşittir. Dünya’nın küresel yüzeyi Kutup Yıldızı’nın Güney Yarımküre’den görüş açısının altında kalmasına neden olur ki, Güney Yarımküre’den bu yıldızı görmek mümkün olmaz.

4- Yeryüzünün yarısının aydınlık, diğer yarısının ise karanlık olması: Yerküre’nin güneş ışınlarını alan kısmı aydınlık (gündüz) alamayan kısmı ise karanlık (gece) olur. Dünya’nın yuvarlak bir yapıda olması aydınlanan alan ile karanlıkta kalan alanın eşit olmasına neden olur. Her ne kadar aynı anda yarımkürelere göre aydınlık ve karanlık alanlar farklılık gösterse de Yerküre’nin bütünü için bu alanlar birbirlerine eşittir.

5- Güneş ışınlarının Yer’e değme açısının farklılık göstermesi: Güneş’ten paralel geldiği kabul edilen ışınlar küresel bir yüzey üzerine düştükleri zaman bu yüzeyin sadece bir noktası bu ışınları dik açı ile alabilir. Örneğin, dik düştüğü noktadan kuzey-güney doğrultusunda (kutuplara doğru) gidildikçe ışınların Dünya’ya değme açısı küçülür.

Güneş ışınlarının, geliş açısının kutuplara gidildikçe küçülmesi beraberinde şu sonuçları ortaya çıkarır:
• Kutuplara doğru sıcaklıklar düşer .
• Kutuplara doğru güneş ışınlarının atmosferde izlediği yol uzar.
• Kutuplara doğru güneş ışınlarının atmosferdeki tutulma oranı artar.
• Atmosfer basıncı kutuplar ve çevresinde yüksek (termik yüksek basınç), ekvator ve çevresinde alçak (termik alçak basınç) olur.

6- Haritalarda hataların ortaya çıkması: Haritalar, küresel yüzeye sahip olan Yeryüzü’nün tamamının veya onun bir parçasının düzlem üzerine aktarılmış şeklidir. Küresel yüzeyler kendilerine ait tüm özellikleri doğru olarak gösterebilecek bir şekilde düzleme aktarılamaz. Küresel bir yüzeyin haritaya dönüştürülmesi sırasında alan ve şekil
gibi özelliklerinde birtakım bozulmalar ortaya çıkar.

871 kez okundu