GELGİT (MED-CEZİR)

Ay’ın ve Güneş’in çekim etkisiyle, özellikle okyanuslarda ve okyanuslara komşu olan denizlerdeki su seviyesinin, gün içinde belirli aralıklarla yükselip alçalması olayına gelgit (Med-cezir) denir.

Gelgit sebebiyle su yüzeyinde görülen kabarma ve alçalmalar arasındaki seviye farkına gelgit genliği denir. Gelgit genliğinin yüksek seviyelerde olabilmesi için gök cisimlerinin, aynı doğrultuya düşerek ya da birbirlerine yaklaşarak, birbirlerine uyguladıkları çekim kuvvetinin artması gerekir. Bu bakımdan gelgit genliği,

Ekinoks tarihlerinde (21 Mart ve 23 Eylül)

Günberi konumu (Dünya’nın Güneş’e en yakın olduğu 3 Ocak Tarihi)

Ay’ın Dünya’ya en yakın olduğu konum

Yeniay evresi

Dolunay evresi

dönemlerinde en üst düzeydedir.

Yeniay ve dolunay evrelerinde Güneş, Ay ve Dünya aynı doğrultuda bulundukları için gelgit genliği artar ve bu zamandaki gelgite büyük gelgit denir. İlkdördün ve son dördün evrelerinde ise, söz konusu gök cisimleri aynı doğrultuda bulunmadıkları için, gelgit genliği daha düşük seviyededir ki buna da küçük gelgit adı verilir.

Gelgit, gün içinde 6 saat aralıklarla iki kez gel, iki kez git olmak üzere gerçekleşen, ilerleme ve gerileme şeklinde su hareketi olduğu için etkili olduğu kıyılarda aşınmaya neden olur. Okyanuslara dökülen akarsuların ağızlarının gelgitin aşındırmasıyla şekillendirilmiş haline haliç adı verilir. Gelgit, etkili olduğu kıyılarda yer şekillerini aşındırdığı için buralarda birikim yoluyla oluşabilen, delta gibi yer şekillerinin varlığından söz edilemez.

Gelgit açık denizlerde ve özellikle okyanusların körfez veya koylarında belirgindir. Türkiye’yi iç denizler çevrelediği için burada gelgit genliği çok düşüktür. Dolayısıyla Türkiye’de haliç yoktur.

 

 

 

 

 

 

 

 


Haliçler aynı zamanda birer doğal limandır. Kuzeybatı Avrupa kıyılarındaki büyük ticari limanlar buradaki haliçlerin içinde kurulmuştur. Günümüzde gelgite bağlı olarak oluşan hareket enerjisinden yararlanılarak elektrik üretimi de söz konusudur.

919 kez okundu